Erman Özgür : Beşiktaş tarihinde, kulübe bu kadar zarar veren başka bir başkan bir daha gelir mi, hiç emin değilim. Korkunç bir şey ya! 175 milyon euro, 3 yıl... Şimdi herkes doğal olarak Serdar Adalı’dan transfer bekliyor. Yeni sezonda eğer transfer yapmazsan, yarışmak istediğin rakiplerinle aranda çok ciddi bir uçurum oluşacak. Geçmiş yönetim, 3 yılın gelirlerini harcamış. Bugün Hüseyin Yücel, "10 milyon euroyu ben bağışladım," diyor. Keşke öyle kurtulabilseydi...
Bence zaten o dönemde Beşiktaş’taki yöneticilere de—kusura bakmasınlar—Samet Hoca'ya da Feyyaz Hoca'ya da kızıyorum. Bunlar gözlerinin önünde olup bitenlere sessiz kalmışlar ve en konuşulmaması gereken yerde, sonrasında bütün futbolcuları taraftarın önüne attılar. Hasan Arat’ın bıraktığı süreçte herkes maşallah bütün tuttukları oyunculara öfke kustu. Ne João Mário’yu bıraktılar, ne Masuaku’yu... "O şöyle para alıyor, o alınmayacaktı, şu maliyete alınacaktı," diye konuşup durdular.
Hepiniz oradaydınız ya! O süreçte hiçbiriniz ses çıkarmadınız. Ama yetki... Ama yetki diyorsanız, o zaman bırakın! O zaman görevi bırakın, istifa edin! Eğer "Beşiktaşlıyım" diyorsanız, Beşiktaş’a zarar veren bir Hasan Arat’ı orada görüp istifa edecektiniz, yönetimi düşürecektiniz!
175 Milyon Euro Harcandı: Beşiktaş Nasıl Bu Hale Geldi?
Beşiktaş tarihinde kulübe bu kadar zarar veren bir başkan daha gelir mi, emin değilim. Son yönetim, tam 175 milyon euro harcayarak kulübü ekonomik bir felakete sürükledi. Şimdi herkes doğal olarak Serdar Adalı’dan transfer bekliyor. Ancak yeni sezonda transfer yapılmazsa, Beşiktaş’ın yarışmak istediği rakipleriyle arasında büyük bir uçurum oluşacak. Üstelik önceki yönetim, kulübün önümüzdeki 3 yıl boyunca elde edeceği gelirleri de harcamış durumda. Bugün Hüseyin Yücel, "10 milyon euroyu ben bağışladım," diyor. Ama keşke bu para kulübü kurtarmaya yetseydi…
Yöneticiler Neden Sessiz Kaldı?
Beşiktaş’ın bu sürece gelmesinde sadece başkanın değil, yöneticilerin de sorumluluğu var. O dönemde Beşiktaş’taki yöneticiler, teknik direktörler ve kulüp içindeki etkili isimler yaşananlara göz yumdu. Samet Hoca da, Feyyaz Hoca da o dönemde sessiz kaldı. Oysa her şey gözlerinin önünde olup bitti! Ama kimse çıkıp da duruma müdahale etmedi.
Futbolcular Günah Keçisi Yapıldı
En büyük hata, işlerin kötüye gitmesinin ardından futbolcuların taraftarın önüne atılmasıydı. Hasan Arat’ın ayrılış sürecinde herkes, geçmiş dönemin futbolcularını hedef aldı.
João Mário: "Yüksek maaş alıyor" denilerek eleştirildi.
Masuaku: "Transfer maliyeti fazlaydı" diyerek suçlandı.
Diğer oyuncular: "O alınmayacaktı, şu maliyete gelmeliydi" gibi söylemlerle hedef gösterildi.
Ama unutulmaması gereken şey şu: O dönemde yöneticiler ve teknik ekip, bu oyuncuların transferlerine onay vermişti. Eğer yanlışsa, neden o zaman ses çıkarılmadı?
Yönetimin Sorumluluğu: Ya Görevi Bırakın Ya da Kulübü Korumaya Çalışın!
Eğer Beşiktaş için çalışıyorsanız, kulübe zarar veren bir başkanı gördüğünüzde istifa etmelisiniz! Yönetimi düşürmelisiniz! Yetkiniz varsa ve bu hatalara ses çıkarmıyorsanız, bu sorumluluğun bir parçasısınız demektir. Sessiz kalmak, bu sürecin suç ortaklığını yapmaktır!
Beşiktaş’ın geleceği için artık daha dikkatli ve bilinçli hareket edilmesi gerekiyor. Bundan sonra yapılan her yanlış hamle, kulübü daha da zora sokacaktır.