Hakan Gündoğar: "Hasan Arat müthiş bir illüzyon yapmış bizlere. Bizi sihirbazlık gösterisiyle kandırmış. Gerçekten çok ciddi başarı.
Ben inandım. 'Ben inanmadım' diyen Beşiktaşlı da çok az. O dönem Beşiktaşlı, Beşiktaş'ı takip eden herkesi kandırdı. Kandırılmadım diyen üç veya beş kişi falandır yani. Onlar da maalesef sesini duyuramadılar bizlere.
Biz tamamen bir illüzyon içerisindeydik. Sanki böyle bir ilaç içirilmiş ve uyutulmuş gibiydik. Gerçekten bunu başardı, müthiş bir sihirbazmış.
Hasan Arat inanılmaz büyük bir sihirbaz. Yani David Copperfield gelsin Hasan Arat'ın elini öpsün."
Gerçek mi, İllüzyon mu?
Hasan Arat, Beşiktaş camiasına büyük bir illüzyon sundu. Öyle bir algı yarattı ki, bu sihirbazlık gösterisinin etkisinden çıkmak neredeyse imkânsız hale geldi. Büyük bir başarı gibi görünen bu süreç, aslında tamamen bir göz boyamaydı.
Taraftarların büyük çoğunluğu bu gösteriye inandı. “Ben inanmadım” diyen Beşiktaşlı sayısı oldukça azdı. Kandırılmadığını iddia eden birkaç kişi olsa da onların sesleri duyulmadı, duyurulmadı.
Sihirbazlık Perdesi Nasıl Aralandı?
Hasan Arat, Beşiktaş taraftarını adeta bir büyünün içine çekti. Sanki topluca bir ilaç içirilmiş ve herkes hipnotize edilmiş gibiydi. Oluşturduğu algı o kadar güçlüydü ki, gerçekler ikinci plana itildi.
Ancak zamanla bu sihir bozulmaya başladı. Gerçekler gün yüzüne çıktıkça, büyük illüzyonun etkisi azaldı. Beşiktaşlılar, içinde bulundukları bu büyüden yavaş yavaş sıyrılmaya başladılar.
Hasan Arat: Gerçekten Bir Sihirbaz mı?
Bu noktada şu soru akıllara geliyor: Hasan Arat gerçekten büyük bir sihirbaz mıydı? Öyle ki, dünyanın en ünlü illüzyonistlerinden biri olan David Copperfield bile gelse, onun elini öperdi.
Tüm bu süreç, sadece bir kulüp yönetimi meselesi değil, aynı zamanda algı yönetiminin ne kadar güçlü olabileceğini de gösterdi. Beşiktaş taraftarı, bir daha böyle bir illüzyona kapılmamak için geçmişten ders çıkarmalı.