SABAHI OLMAYAN GECELER

YAYINLAMA:
SABAHI OLMAYAN GECELER

Avrupa’da üst tura çıkma umutlarını son maça bırakan Beşiktaş, Twente deplasmanından yenilgiyle döndü. Maç boyu hiçbir reaksiyon gösteremeyen Kara Kartal, ne yazık ki hak ettiği bir mağlubiyet aldı.

Fransız filozof René Descartes, “Metot Üzerine Söylev (Yöntem Üzerine Konuşma)” adlı eserinde aklı temele alan bir yöntem izlemek istediğinde kullandığı metotları anlatır. Bunlardan ilki eğer ortamda bir problem olduğu görülürse problemin ne olduğunu belirlemek adına kullanılması gereken bir elma sepeti tabiridir. Bu tabire göre eğer sepette çürük bir elma olduğunu düşünüyorsanız ve bu çürüme diğer elmalara zarar verecekse yapacağınız ilk iş sepeti tamamen boşaltmak olmalıdır. Bunu yapmadığınız takdirde gerçekte kaç tane elmanın çürük, kaç tane elmanın sağlam olduğunu bilemezsiniz. Sepetin boşalması durumunda çürük olmayan elmaları seçip sepeti tekrar onlarla doldurabilir ve çürüklerden kurtularak yolunuza devam edebilirsiniz. 

Elma sepeti örneğiyle ne kastettiğim gayet açıktır. Beşiktaş’ın ihtiyacı olan şey yeni hoca, yeni oyuncular falan değildir. Bozulmuş ve artık kullanılması doğru olmayan elmaların içine ne kadar sağlam elma atarsanız atın, attığınız sağlam elmalar da bozulacaktır.

Eldeki oyuncuları kötülemek veya değersizleştirmek de doğru değildir. Bu oyuncular bir arada olmaması gerekirken uzun zamandır bir arada olup başarısızlığa alışmış şanssız bir gruptan ibarettir. 

Kanaatimce Beşiktaş’ın yapması gereken ilk iş yeni transferlerden ziyade mevcut kadronun geleceği hakkında kararlar vermektir. Örneğin Masuaku’nun sözleşmesinin altı ay sonra bittiğini biliyoruz. Sezon sonu bu futbolcu ile yeni sözleşme yapılmayacağı da aşikâr. O halde neden Masuaku sahada forma giymeye devam ediyor? Bunun Beşiktaş’a tam olarak getirisi nedir? Sezon sonu kadroda düşünülmeyen futbolcuların artık sahada süre bulmalarını doğru bulmuyorum.

Son dört sezondur Beşiktaş aynı senaryoyu yaşıyor ve her defasında transfer döneminde 10 futbolcu getirerek sorunu gidermeye çalışıyor. Önemli olanın 10 futbolcu getirmek olmadığını görmenin zamanı geldi. Şu anki kadromuza çok iyi bir sol bek ve iki kanat oyuncusu gelse her şey düzelecek miydi? Cevap hayır. Birbiri ile uyumsuz futbolcular birliği sorunu varken üstüne bir de üç yıldır bu takımda olup bu başarısız gidişatı kabullenen bir grup sorunu var.

Beşiktaş formasının ağırlığı nedir bilir misiniz? O ağırlık öyle bir güçtür ki 2020-2021 sezonunda 18 yaşındaki Ersin Destanoğlu, kalite anlamında normal şartlar altında Beşiktaş’ın asla yol yürümeyeceği Welinton ve N’sakala, 38 yaşındaki Atiba, gözden çıkarılmış Cyle Larin ve sakatlıkları yüzünden kimsenin yüzüne bakmadığı Aboubakar ile sizi şampiyon yapar. Yeter ki sahadaki futbolcular oynadıkları süre içerisinde giydikleri formanın farkına vararak motive olsunlar. Beşiktaş formasının ağırlığı başarıyı bir şekilde çeker. 

Sorunların çözümü hem basit hem zor. Umarım ki Beşiktaş’ın yeni yönetimi bu zor süreçten Beşiktaş’ı çıkarır. Uzun süren ve daha da sürecek olan bu zor günler eninde sonunda aydınlığa kavuşacaktır. Unutmayalım ki büyük zaferler ancak ve ancak inanarak kazanılır. Bu karanlıktan çıkacağımıza yönetim, takım ve taraftarlar olarak inanalım.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *