
Bebek Adımları

Dört aydan uzun bir süredir deplasmanda maç kazanamamış bir takım olarak aslında oldukça tedirgin çıkılan maçta, muhtemelen uzun zaman sonra kalesine neredeyse top gelmeyen Mert’in muhtemelen olayı anlayamamış olmasından kaynaklı kendi kendine yarattığı iki büyük hatanın dışında, aslında görece olarak rahat bir galibiyet elde edildiğini söylemek sanırım yanlış olmaz. Bu pozisyonlar dışında Sivas’ın hiç bir zaman maçı kazanacağını hatta skor bulacağını hissetmedik, bu da oldukça uzun zaman sonra takımın tüm sorunlarına rağmen oldukça umut verici bir deneyim oldu. Elbette Sivas’ın gücü ve durumunun da etken olduğunu söyleyenler olacaktır, ama bu takımın -1 puanlı Adana Demir’e ve yenmeyeni dövdükleri Maccabi’ye bile çuvalla pozisyon vererek kaybettiğini unutmamak lazım.
Bunun en büyük nedeni ise orta sahadaki “kara deliğin” kaybolmuş olması, ve Oxlade Joao Gedson üçlüsünün, yetenekleri ve fizikleri kapasitesinde hücuma destek vermeye çalıştıkları kadar, defansif olarak da aynı ölçüde, ama özellikle pozisyon bilgileriyle orta sahada bu sezon hemen hiç bir maçta olmadığı kadar direnç yaratmalarıydı. Özellikle Oxlade, tüm fiziksel eksikliklerine rağmen, çabukluğu ve tecrübesiyle (özellikle en doğru pas opsiyonunu topu eveleyip gevelemeden hızlıca ve isabetli bulması) orta sahayı bu haliyle yapabileceği en iyi seviyede organize etti, ki geldiğinden beri 0 değil -1 yazan Joao Mario bile sahada bugüne dek hiç olmadığı kadar iyi gözüktü. Oyundan çıkarılması ise bence sahadaki Beşiktaş adına en büyük yanlıştı, ki o dakikadan sonra takım tek bir organize atak geliştiremeyip neredeyse 3 pas üst üste yapamadı.
Körün gözüne inat Masuaku da, büyük ihtimal Solskjaer dokunuşuyla her hafta üstüne koyarak oynuyor, ve rakamlar Emirhan dese de, ki defanstaki en iyi isimdi, Emirhan’a artı olarak ofansa da katkısıyla bence sahanın Oxlade ile birlikte en iyi ismiydi. Evet Masuaku Beşiktaş seviyesindeki bir takımın ideal sol beki değil ancak yedeği olabilir, ama gerisinden ortasına ortasından ilerisine bu kadar sıkıntılı bir kadroda ağlanıp inlenilecek oyuncu sıralamasında sonlarda gelir. Sadece anlara takılıp maçın tamamını, büyük tabloyu göremeyenleri de kendi futbol ezberleri ve analitik düşüncelerinin sıkıntılarıyla başbaşa bırakmak gerekiyor.
Bu maçtaki en büyük problem ise ileri uçtu, sağdaki Rashica vasat, sol ve ileri uçtaki Muci ve Immobile ise felaket, sonradan giren Semih ise yine bildiğimiz gibiydi, şaşırtmadı. Mustafa ise yaşının getirdiği fizik ve tecrübe eksikliğine rağmen yine de hepsinden iyi gözüktü. Sivas’ın durumu her ne olursa olsun, Şubat ayında bu deplasmanda kazanmak zordur, ve bu alınan galibiyetin “ileri uç olmadan” alınması ise bu maçla ilgili akılda kalacak en büyük enstanteneydi.
Benim için ise galibiyetin en önemli yanı, ligdeki 3.lük yarışında elzem olmasından da fazla, daha ilk ayını yeni doldurmuş yönetime, ilk haftasından başlayan saldırı kampanyasının askerlerini/fanatiklerini azıcık da olsa susturacak olması ve yönetime bir nefes aldırmasıdır. Ve umarım gelecek olan seri galibiyetlerin de önemi yine aynı şekilde olacak, son 3-4 senedir paramparça edilen ve neredeyse renklileştirilmeye çalışılan kulübün genlerinin ve geleceğinin tamirine fırsat tanıyacaktır.