
İçi Dışı Kaos

Başarılı olunamasa da, özellikle maçın ilk 10-15 dakikasında Musrati’nin stoperlerin arasına girerek geriden oyun kurmaya çalıştığı ama filmin sonunda yine Emirhan’ın attığı uzun toplara kalan, ilk 35 dakikasında hiç bir şekilde organize olunamayıp arka arkaya 3 pas bile yapılamayan ve saha dışındaki durumun tam anlamıyla aynısı saha içinde de olan bir maç başlangıcı oldu. Muci’nin sola geçmesiyle ilk devrenin son 10 dakikasında biraz kıpırdanılsa da tamamen çöpe atılan bir başka ilk 45 dakika izledik. Ama maçın genel özeti Semih’e indirmesi, Gedson ve Rafa’ya ise defans arkasına kaçması için geriden atılan uzun toplar dışında pek bir organizasyonun gözükmediği, tam bir kaostu.
Bahtiyar ile sol tarafın Svensson’u bulunmuş ve bir nebze defansif istikrar katmış olsaAa da, Rashica’nın da yokluğunda kanattan ileri top taşıyabilen takımdaki tek oyuncu Masuaku’nun yokluğu sol tarafı da ofansif anlamda tamamen bitirdi ve ileri top getirmenin tek yolu orta sahada tek başına Gedson’un driplinglerine ve dediğimiz gibi geriden atılan uzun toplara kaldı.
Semih ise tüm bu kaosun ve rakip defansın kucağında elinden geleni yapmaya çalışsa da, oynayabileceği tek mevkinin kesinlikle 9 numara ve kesinlikle kanatlar olmaması bir kere daha net gözükmüş oldu. Semih’ten verim alınabilecek tek yerin rakip ceza sahası ve çevresi olduğunun iyice anlaşılması lazım, ama buna uygun bir kadro ya da organizasyon olmadığından, sahada yine bunun genel olarak dışında bir role bürünmek zorunda kaldı ve yine verimli olamadı. Yerlere göklere konulamazken, Semih ile ilgili düşüncelerimi söylemiştim, oyun organizasyonuna katkısında çok eksik ve kesinlikle ciddi fundamental sorunları var, lakin bu kayıp sezonda, mümkün olduğunca sahada ve sadece 9 numarada tutulmalı, ki en azından kendini geliştirme fırsatı bulsun ve elimizdeki değeri iyiden iyiye kaybetmeyelim.
Sahada mutlaka olması gerektiğini düşündüğüm bir oyuncu ise Emirhan, özellikle önümüzdeki seneye fiziksel gelişim ve genişlemesini sağlarsa, yerine çok üst düzey bir stoper gelmedikçe kadroda rahatlıkla yer bulabilecek kapasitede ve gelişimine katkı mutlaka sağlanmalı.
En acı ve özel paragrafı da Musrati’ye ayırmak lazım. Böyle 6 numara olmaz derken çoğu kişi tarafından hoşnutsuzlukla karşılansak da, zaman maalesef yine bizi haklı çıkardı. Tek meziyeti gösterilen oyunu hızlandırma ve ileri uzun top atma özelliklerine gelirsek de, uzun topları zaten kayboldu ve hızlandırması da sadece yana ve geri paslar. Klonu yapılıp sahaya konsa muhtemel yine kendisinin yanından geçecek. Bu kadar hantal, yavaş ve müdahale yoksunu bir oyuncunun 88 dakika sahada kalması tek kelimeyle inanılmazdı.
Sonuç olarak, kalede Mert’in işi gördüğünü düşürsek, son bir kaç yıldır Beşiktaş’ın sahadaki en büyük sorunu, kalite probleminden de fazla atlet oyuncu eksikliği ve Rafa-Gedson haricinde Avrupa düzeyinde Beşiktaş 11’inde başka oyuncu yok, geri kalan tüm oyuncuların birkaçı ise en fazla yedek olabilecek düzeyde. Sahada sadece 2 oyuncun Beşiktaş 11’i seviyesinde olunca da, alınan sonuçların da farklı olmasını beklemek ve zirve hayalleri kurmak sadece hayalcilik olarak kalıyor.