
Bir Fransız, Bir Arap, Bir de Temel

Seneca, Bilgenin Sarsılmazlığı Üzerine kitabında “Temeli sağlam atılmış bir ruhu sarsabilecek kadar güçlü bir silah yapılamaz.” der. Bir binayı bina yapan temelinin sağlamlığıdır.
2000’lerin başından beri Beşiktaş’ta temel kayması yaşadığımız için, binanın üzerine en kaliteli tuğlayı da koysak, sallantı devam ediyor. Her gelen koyduğu tuğlanın iyi olduğunu düşünüyor. Ama Beşiktaş’ın artık semtsel dönüşüme ihtiyacı var. Üstelik bu dönüşümde bilindik her şeyden uzaklaşıp, tarihimize geri dönmek gerekiyor.
Bahsettiğim, “haydi sistem kuralım” cümlesinin getirdiği yıpranmışlık değil. Beşiktaş elindeki oyunculardan kurtulsun, yepyeni oyuncular alsın, yapılansın da demiyorum. Beşiktaş, arka tarafını komple değiştirsin istiyorum. Tüm bunları çözmeden sol bekiniz Masuaku olmuş, olmamış fark etmiyor. Çünkü temeli bozulmuş bu öğütücü yapı, Rafa Silva’yı da öğütüp, diğer futbolcuların vasat altı seviyelerine çekiyor. Her futbolcu çıktığında dediği gibi, “futbol oynayamıyoruz, tedirginiz” kısmını önemsiyorum. Tabii ki paralarını alıp, oynamamak gibi bir hakları yok! İşte bu başı boşluğu çözmeden, yeni futbolcu alıp almamanız da Beşiktaş’ın genel yapısını düzeltmeyecek!
Kısacası, Beşiktaş’ı Bir Fransız, Bir Arap dostluğu değil, güçlü bir Temel kurtaracak! Bu temelde de her şeyi sıfırdan başlatmaktan ziyade, her şeyi güçlü ve doğru başlatmak önemli olacak!
Selametle...